Home Dijital Gazete İkincil tedarik zinciri krizi, Çin etkisi

İkincil tedarik zinciri krizi, Çin etkisi

by olaynerde

Çin ve tedarik zinciri sorunu… Son dönemde Çin’de yaşanan Covid kapanmalarının derecesinin kötüleşmesi ile beraber ikincil tedarik zinciri krizi kapımızı çalıyor görünüyor. Çin’in en büyük 100 şehrinin %90’ında sıfır covid politikası çerçevesinde kilitlenmeler mevcut ve bu kapanmalar şu anda ekonominin yarısından fazlasını içine alacak şekilde bir genişleme göstermiş durumda. Üretim ve tedarik zinciri açısından yeni bir tedarik zinciri kapıda olabilir ve bu, son Rusya savaşından sonra yeni bir kırılma yaratacak bir potansiyele de sahip.  

 

ABD’li şirketler, yeni ticaret savaşı boyutu… Hal böyleyken, siyasi kutuplaşmada asıl ekonomik düşman olacak Çin bir “opponent to beat” (hedef rakip) konumuna geliyor. Aslında Trump döneminden beri bu böyle ve Amerika’daki siyasi değişim Çin ile olan ticaret rekabetinin doğrultusunu değiştirmedi. Bunlar siyasi devinimlerle değil, majör siyasi ve ekonomik politikalarla alakalı bir durum. Dolayısıyla ABD’nin Çin ile olan ticaret savaşı konumu değişmeyecek ve küresel dominasyon aynı zamanda üretim ve yatırım kararlarını da sorgulatacaktır. Nitekim Amerikalı şirketler yeni bir değerlendirme safhası evresinde. Dünya Ticaret Örgütü’nün yerini alacak serbest piyasalara sahip demokratik ülkelerden oluşan bir ‘Ekonomik NATO’ kurulması fikri de ortaya atılıyor. Rusya-Ukrayna savaşı, demokratik normlardan yoksun bir ülkeyle, özellikle de hükümetin ticareti kontrol ettiği Çin gibi totaliter bir rejimle ticarete veya yatırıma güvenmenin imkansız olduğu yönündeki fikirleri güçlendirdi.

 

Ekonomik güç dengesi… Rusya ile olan siyasi kırılma nasıl gerçekleşip bir ambargo boyutu ile izolasyon uygulanıyorsa, benzer hedef ekonomik ve eğer siyasi anlamda agresifleşirse Çin için söz konusu olacaktır. Apple CEO’su Tim Cook ve finansörü Ray Dalio’nun Çin’deki faaliyetleri de sorgulanmakta.  Cook, şirketin operasyon şefiyken Apple’ın Çin’e girişine öncülük etti. Şimdi, neredeyse tüm Apple ürünleri burada toplanıyor ve Büyük Çin bölgesindeki satışlar, son çeyrekte şirketin küresel gelirinin kabaca %21’ini oluşturdu. ENato konseptinde de fikir Çin’e yapılan satışların ABD ve müttefik ülkelerle kompanse edilmesi gerekliliği ve yeterliliği üzerinde oluşuyor. Buna göre, Çin’e yapılan satışlardan kaynaklanan herhangi bir gelir kaybı, Amerika Birleşik Devletleri ve müttefik ülkelerdeki satışları artırarak değiştirilebilir ve hatta artırılabilir: “Kendi tedarik zincirimiz yerine düşmanımızın tedarik zincirlerine yatırım yapmak kesinlikle mantıklı değil.”

 

Stratejik ve ekonomik düşman Çin… Yeni konsept ortaya neler çıkardı bir bakalım: Batı ile kırılma yaratabilecek siyasi ve ekonomik gelişmeleri sıralayacak olursak;

 

·        Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) Hong Kong’un demokrasi yanlısı protestocularını acımasızca bastırması

·        Tayvan’a devam eden zorbalığı

·        Güney Çin Denizi’ndeki insan yapımı adaları inşa etmesi ve güçlendirmesi

·        Küresel bir salgında yurtdışına seyahate izin verirken Çin içinde bir seyahat yasağı dayatması.

 

Peki bu konjonktürde yerel üretimden (ki en büyük sıkıntısı artacak işçi maliyetleri olacak) ziyade, ucuz işgücü maliyeti açısından daha pratik bir çözüm olabilir mi? Wang Yi’nin Hindistan ziyareti ve Biden-Modi görüşmesinin ardından 21 Nisan’da Boris Johnson Hindistan yolunda. Hindistan konjonktürün gözde aktörü..

 

Sonuç? Demokratik Batı dünyasının siyasi ve ekonomik zorba olarak gördükleri düşman kutba dahil olan ülkeleri tecrit politikasına oluşturulan konjonktür çok ciddi bir şekilde yol veriyor. Tıpkı Rusya’ya Ukrayna işgali konusunda yapılan siyasi tecrit gibi, Covid kısıtlamaları ve siyasi agresyon aynı şekilde bir Çin izolasyonu getirebilir. Bu da tedarikçilerin ve yatırımların Çin’den çıkarılıp demokratik ülkelerin kendi yerel üretim yatırımlarına yönlendirmeleri ile olabilir, ki Trump’ın ticaret savaşı perspektifinde de bu yatıyordu zaten. Çin’in bu Covid kısıtlamaları nedeniyle yarattığı yeni tedarik kırılmaları da bu konseptte yeni bir suçlu olarak görülmesine neden olabilir. Yani Batı’nın başta enflasyon olmak üzere yaşadığı temel sorunların kaynağında bir yerlerde yatıyor olacaklar. Rusya savaş çıkarıp emtia fiyatlarının yükselmesine neden olurken, Çin de mobiliteyi kilitleyerek benzer ekonomik yavaşlama ve fiyat kırılmasına neden oluyor. Bu ortamda Rusya’nın stratejik partneri olarak ve ekonomik güç itibariyle Rusya’yı küçük ortak haline getirerek Batı’nın asıl düşmanı olan bir konumu da olacak.

Kaynak Tera Yatırım
Hibya Haber Ajansı

You may also like

Leave a Comment